Tarihte Bir Gün vol. 4 (12 Eylül Pazartesi)
Tekrar bir günlük gecikmeyle Tarihte Bir Gün köşesine hoşgeldiniz. Bu haftaki kelimemiz "risk". Nice şehir efsanelerine konu olmuş bir kavram kendisi. Risk nedir gerçekten peki? Hayatımızı, geleceğimizi, paramızı, arkadaşlarımızı veya genel olarak ilişkilerimizi nasıl riskler altında yürütüyoruz? Risk yaşamımızı yaşanılır kılan bir adrenalin faktörümü yoksa aptallıkla cesaret arasındaki sınırda kalan bir eylem mi? Bu soruların cevaplarını kesin olarak verebilir miyiz? Demagojiye ne gerek var? Bu arada bana internetten ulaşılabilecek iyi bir kaynak bulun ya. Sıkıldım sadece Milliyet'in arşivinden... ve Tarihler 12 Mayıs 1955'i gösteriyor. Bülent Akkurt bildiriyor: "Hakemlerimizi tecavüzden koruyalım"
Peki neden 12 Eylül gibi mühim bir tarihte "darbe", "demokrasi", "deniz gezmiş" vb. bir şey seçmedin gibi eleştirecek olanlara da bir çift sözüm var: "komik olmayın." 12 Eylül ile ilgili bir şey görmek isteyen açsın TV'yi ya da bi haber sitesini doya doya toplumsal duyarlılık mastürbasyonu yapsın. Ya da ne bileyim çıksın meydanlara bağırsın çağırsın. Tabii ki mühim bir şey geçmişi hatırlatmaya çalışmak fakat zaman zaman blogumda bu tarz siyası şeylere az da olsa yer veriyorum zaten. Şu anda da istemiyorum.

0 yorum:
Yorum Gönder