5 Ekim 2011 Çarşamba

Tarihte Bir Gün -iptal-

Sevgili okurlar, izleyiciler ve takipçiler,

Çok üzgünüm ki internette Milliyet dışında doğru düzgün arşiv tutan gazete olmadığından ya da ben bulup erişemediğimden bu köşeyi iptal ediyorum. Zaten her Pazartesi de yazamıyordum. Pazartesi günleri açıp blogumu hayal kırıklığına uğruyordunuz. Farkındasınızdır zaten 2 haftadır bir yayın yapmıyorum. Olsun dostlar. En yakın zamanda size çok keyifle okuyacağınız bir kavramsal köşe hazırlayacağım. Ne de olsa etrafımız incir ekirdeğini bile doldurmayacak ama bizim fazlasıyla büyüttüğümüz -İngiliz atalarımız overrating demişler- bir sürü kavramla falan dolu. Argo fakat sansürlü bir tabirle "bir tarafımızı sallasak kavrama çarpıyor". Bir de geçen aklıma aslında güzel bir kavram -bildiğin konsept- gelmişti ama unuttum. Yeminnen o kadar güzeldi ki. Kesin yarın öbür gün bir yerde görüp "Allahıma kitabıma aklıma gelmişti bu benim" diyeceğim. Fakat sevgili izleyici, takipçi ve okur, bu, biliyorsunuz hayatta size, tabiri caizse bir tatak kazandırmıyor. Adama -hadi seksist olmayalım kadına da- demezler mi: "Madem aklına geldi sen yapsaydın kokonat!!" Derler tabii o yüzden aklıma gelen şeyi başkasının yaptığını görünce bunu dile getirmeyeceğim. Hep içime atacağım sevgililerim. İçimde bir tümor gibi büyüyen bu dertleri ne yapacağım peki? Bir ameliyatla aldırırım belki. Şair ne demiş "yok mu bunun ilacı?" Efendim bizim millet öyle bir tembel öyle bir üşengeç ki "Ölüme çare bulundu!" deseler; affınıza sığınıyorum kıçını kaldırıp da gitmez o çareyi almağa, ayağına bekler. Ama zaten dememişler mi ki iyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş. Demek ki bizim milletin iyileşeceği yok hayatımın bahar çiçekleri. Bu manikliğin de bir sonu var ama. Hepinize öpücükler. Bu yazıyı da Türk psikiyatristlerinin yorumuna havale ediyorum.

Saygılar,
AH Diker

1 yorum:

blimpliza dedi ki...

beklemedeyiz o vakit.:)