5 Ekim 2011 Çarşamba

Taş Gibi Semsert



İlk olarak Assasins Creed 3 Revelations trailer'ında dinlediğim yukarıda kilibini izlediğiniz güzide şarkı bugün öğleden sonra takıntım olmayı başardı. Ha benim takıntım olmayı başarmak çok matah bir iş mi? Estağfırıldak.İstiyorum ki insanlar egolarının esiri olmasınlar. Ego demişken de aklıma şimdi Bergman'ın Persona adlı sahane filmi geldi. Ayıptır söylemesi yeni izledim. Lütfen kınamayın. Amma ve lakin kavramı sinema diliyle o kadar güzel anlatmış ki hayran olmamak elde değil. Filmi izlerken fark ediyorsunuz ki gerçekten en ufak detayın anlatıma devasa etkileri var. Sinema filmi izlemeyi öğrenmek de bir yabancı dil öğrenmek gibi. Cümleyi öğelerine ayırmak teker teker analiz etmek gerekiyor iyice anlamak için. Ne yalan söyleyeyim bende henüz bu refleks haline gelmedi. Az da film izleyen bir insan değilimdir hani. Yine bir dili akıcı ve şiir gibi konuşmak var bir de anlaşılmaz ve kaba bir şekilde konuşmak var. Dili şiir gibi konuşan birinin ne dediğini anlamasanız bile o akıcılık içinde kendinizi kaybeder, bir anlamda bir büyünin etkisindeymişçesine donar kalırsınız. Karşınızdakinin konuşması bittiğinde ise dünya daha farklı bir yerdir sizin için artık. Zaman zaman daha güzel görürsünüz dünyayı, kimi zaman ise çirkinlikler sizi daha fazla rahatsız eder. İkisi de kötü değil. Bir şekilde farkındalık kazandırır yaşadığınız deneyim size. Ha bunların yukarıdaki klip ve şarkıyla ne alakası var. Ne bileyim? Şiir gibi, şarkı gibi bir şey... E bunları diyince de aklımda başka düşünceler tetiklendi. Sanki üstüste yakılmış kibritler gibi. En alttakinin parlamasıyla bir üstündeki de alev alıyor. Şimdi güçlü bir nefes alıyoruz... hüüüüüüüüüüp... ve üflüyoruz ki kibritler sönsün... püffffffffffffffff...

*

0 yorum: